Shopping King Louie: Perfect^^


Sonunda bitirdim 🙂 Sonunda dediğime bakmayın, gerçekten güzel ve eğlenceli bir diziydi. Çok uzun bir yazı yazmayacağım, sadece biraz konusundan biraz da karakterlerinden bahsetsem yeter 😀

Önce konusu:

Louie/Kang Ji Sung bir chaebol şirketi Gold Group’un varisi. Kendisine King of Shopping yani Alışveriş Kralı deniyor çünkü aklınıza gelebilecek bütün markaların bütün detaylarını biliyor ve her şeyin en iyisini herkesten önce o alıyor :”) Daha önce gelini ve oğlunu kaybetmiş büyükannesi tarafından Fransa’da deyimi yerindeyse fanus içerisinde yaşatılıyor.

Bir gün, büyükannesini görmek için gelirken bir kaza geçiren Louie, hafızasını ve kimliğini kaybeder. Ardından, kardeşini bulmak için ilk kez Seul’e gelen saf ve enerjik bir kız Go Bok Shil ile tanışır. Bellek ve kimliğini kaybetmesine rağmen, Louie’nin alışveriş krallığı içgüdüleri doğal olarak ortaya çıkıyor ve her zaman para harcıyor ama öyle böyle değil kayıtsız şartsız satın alıyor. Tabii kendisi para kazanamadığı için de, para kaynağı olarak masum kızımız Bok Shil’i tüketiyor :””)))))

Sonrası tabii yine aşk^^

Nasıl ama tipler :”’)))) Wang Louie ve Bok Shil ^^

Louie öyle sevimliydi ki izlerken kyaaaaa modundan asla çıkamadım.. Ağlattığı bazı sahneler de vardı ama güldürdüğü sahneler kesinlikle çok daha fazlaydı. Bi kere safın önde gideni yani böyle bayrak taşıyanı resmen 😀 Kim ne derse hemen inanıyor, yani kızın erkek kardeşi ben senin yengen oluyorum dedi ona bile inandı alksdjasdlkaj Hayatla ilgili pek bilgisi olmamasına bağlı bu tabii.. Çünkü yaşadığı fanusta sadece hizmetçileriyle, Kahya Kim’le ve alışveriş için gittiği mağaza sahipleriyle muhatap olmuş. O yüzden sıfır sosyallik :”)

Bok Shil’e gelince, büyükannesi ve erkek kardeşiyle birlikte köyde yaşayan, bütün işi değişik otlar falan toplamak olan (sanırım) kızımız^^ Belgesel çekmek için gelen televizyon ekipleriyle tanıştıktan sonra evden kaçan erkek kardeşini bulmak için Seul’e gidiyor falan. Baya da saf, pek çok baş rol kızımız gibi alksaldka ama çok da sevilesi.. Ben kendisini çokça sevmiştim yani :”’)))) Aşık olunmayı hak edecek esas kız bulmak oldukça zor malumunuz :”’)))))

Cha Joong Won, Gold Group’da bişey müdürüydü ama inanın hiç hatırlamıyorum hangi bölümdeydi :”’)))) Ama internetten satışlar falan da yapılan bir bölümdü.. Neyse izleyince görürsünüz diyip geçiyorum alksdjajak Yoon Sang Hyun severim aslında, burda da sevdim diyebilirim. Ama bi boğaz temizleme hareketi var ki izledikçe allah belanı versin dedim yalan söyleyemicem :”) Ve kendisi ikinci adamımız oluyor yani çok da sevmeyebilirsiniz isterseniz 😀

Bunlar dışında diğer yan karakterleri tek tek tanıtmak çok uzun olur sanırım çünkü çooook var onlardan.

Louie’nin büyükannesi var, sonra evlerde çalışan büyükannenin asistanı Heo Jung Ran ile Kahya Kim Ho Joon var, ikinci kız olma yolunda ilerleyen Baek Ma Ri var ki kendisini de baya sevmiştim, Louie’yle Bok Shil’in komşuları/ev sahipleri ana oğul var ki çok komikler (hatta ilk zamanlar gıcık olunabilecek tiplerken sonrada kendilerini sevdiriyorlar), Ma Ri’nin annesine de baya gülmüştüm :”’))))

Bu ikisi de dizi tarihinin en salak kötüleri olma adayları alksjalkaj Ma ‘ri’nin babası kötülük yapmaya çalışıyo ama adamın kalbi mi temiz neyse bi türlü beceremiyo, adamı Goo zaten profesyonel gibi görünen başka bi salak :”’)))) Dizi boyunca sürekli panik halindelerdi ve gülmekten öldürdüler :’)

Komik sahneler dışında her Kore dizisinde olduğu gibi hüzünlü sahneler de vardı. Ağladığımı bile hatırlıyorum yani. Louie ve Bok Shil aşkı çok çok güzeldi ama yaaaaa (gözlerinde kalpler olan emojilere ihtiyacım var şu an büyük eksiklik)

Bence koşun hemen izleyin siz ben de yeni dizime devam edeyim skjdhskfjss

Jalgaaaaaaaaa ^^

Reklamlar

Beethoven Virus: Ve Tanrı Kang Maeh’yi Yarattı


fullsizephoto149402

Bu yazıyı taslaklara ekleyeli asırlar olmuştu yaa… (Ve sadece başlıktan oluşuyordu, hani yazı dediğime bakmayın başlık atıp bırakmışım bravo bana akjshsajdka) Şimdi öylesine bakınırken tamamlayıp atmaya karar verdim^^

2013 ya da 2014’te izledim diziyi, emin olamadım şu an. Gerçekten çok severek izlemiştim^^  İnsana hayal kurmayı ve hayallerine ulaşmayı öğretiyor sanki. Bilmiyorum izlerken sıkılan var mıdır ama ben sıkıldığımı hatırlamıyorum. Klasik müzik seven bir insan olarak bayıla bayıla izlediğim sahneleri vardı. Müzikle ilgili dizileri, filmleri oldum olası sevmişimdir zaten 🙂

Dizinin konusunu özetleyecek olursak.. Kang Gun Woo, çalışmalarında mükemmeliyetçi olan dünyaca ünlü bir orkestra şefi. Birlikte çalışılması kolay olmayan biri ve bütün orkestrası kendisinden korkuyor. Şans eseri, bir kemancı olan Du Ru Mi ile ve onunla aynı ismi taşıyan ve resmi eğitim almamasına rağmen bir müzik dehası olan genç polis Kang ile karşılaşır. Ve kısa sürede kendilerini bir aşk üçgeninde bulurlar.

Gelelim karakterlere…

Kang Maeh, yani Kang Gun Woo, nam-ı diğer muhteşem maestromuz. Kendisi dünyaca ünlü bir orkestra şefi, dizi tanıtımında da belirtildiği gibi mükemmeliyetçi birisi. Soğuk ve kalpsiz bir insan, mükemmel olabilmek için muhtemelen babasını bile satar gibi görünüyor :”’)))

Hemen her dizide olduğu gibi, bu abimizin de yüreği yaralı bir serçe gibi masum ve içli aslında… Çok fazla gösterilmedi gerçi bu masum yanı ama benim dizide en sevdiğim karakterlerden birisiydi.

Ayrıca belirtmek isterim ki, Kim Myung Min’in ses tonuyla ayrı bir aşk yaşıyorum 🙂 The King of Dramas’ta da soğuk ve düşüncesiz biri rolündeydi, neden hiç acımıyorlar kendisine bilmiyorum 🙂 Ama o ses tonu için yaptığı her işi izleyebilirim, net…

Bir diğer Kang Gun Woo, orkestranın trompet çalan yakışıklı genci^^ Kang Maeh ile aynı ismi paylaşmakla beraber, hayali de büyük bir orkestra şefi olmak. Ayrıca müzik dehası olarak nitelendiriliyor çünkü kendisi nota bilgisi olmadan sadece kulağıyla bütün parçaları çalabiliyor. Hani müzik kulağı derler ya, sonuna kadar sahip buna.

Jang Keun Suk, sevip sevmediğime bir türlü karar veremediğim bir oyuncu. Bazen çok seviyorum ne kadar tatlı diyorum, bazen de ööööf çekil şuradan diyesim geliyor :”’)))) Ama genel olarak hoşlaşıyorum galiba kendisinden asjdakdj (şu yazılarda random gülmeye son mu versem ajkshkjdaakjsa veremedi)

Spoiler vermeden yazmaya çalıştığım için burada son verip bir diğer karaktere geçiyorum, hadi bakalım 😀

Du Ru Mi, kemancı kızımız…. Uyuuuuuuz bişey bence :”’)))) Neden bilmiyorum sevmedim ben bu kızı… Hiç gerçekçi gelmedi keman çaldığı sahneler de, hani oyuncu gerçekten keman çalmayı biliyor olsa hayır efendim olmaz öyle şey diye itiraz ederim o derece :’)

Lee Ji Ah’ı sanırım başka hiçbir yerde izlemedim ve tek kelimeyle ısınamadım. Yani şu saçını toplayışına bile sinir oldum, çoğu yerde göz devirdim falan :”) Dizi izlerken sürekli sıkılan bir insan olarak aslında burada da sıkılacak bir şey bulmak zorundaydım kabul edin :”’))))

Kore dizilerinin vazgeçilmezi uyuz bir kadın baş role yer vermektir aslında, şaşırmamak gerek belki de 😀

Eveeeet, bunlar ana karakterlerimizdi. Ancak senarist kardeşlerimiz sadece bu üçlüye odaklanmamış, yan karakterlere de çok özel hayat hikayeleri vermişler. Zaten 2008’de yılın yazarı ödülü almış kendileri. Kardeşlerimiz diyorum çünkü iki kız kardeş bu arkadaşlar :”) Henüz izlememiş olsam da The King 2 Hearts dizisi de onlara aitmiş, beğenildiğini hatırlıyorum inşallah bir ara izlerim.

Yan karakterleri de tek tek tanıtmak isterdim ama muhtemelen birkaç bölümlük hikaye tadında bir yazı çıkar ortaya. Bunu okuyan çocuk kör oldu şeklinde söz edilmek istemiyorum :”) O yüzden dizideki en favori sahnelerimden birini hemen aşağıya iliştirip kaçmak istiyorum. Videodaki hanım teyzeyi nerede izlediysem kendisine bayıldım bu arada, mükemmel anne karakteri, tek kelimeyle hastasıyım akjsdhakdj

(imla kontrolü yapamadım umarım bir hatam yoktur)

Jalgaaaaaaaa ^^