Gülüşü Dünyalara Bedel^^


Bu aralar içimdeki “oppacı ergen” pek bi aktif 🙂 nerde bi yakışıklı görse oppaaaaa diyecek diye korkuyorum 🙂 abarttım canım o kadar da değil..Ama bu yazı “gülüşü dünyalara bedel oppalar” hakkında olacak, ona göre 🙂 Oppalar dediğime göre sadece Kore’li aktörlerden ve boyband üyelerinden bahsedeceğimi anlamış olmanız gerekir 😛

Başlamadan hemen belirteyim, gülünce yüzünde güller açan kişilik denildiğinde (ki öyle bir tabir kullanmıyor olabilirsiniz 🙂 ) aklıma gelen ilk isimleri aldım yazıma. Okuduğunuzda “aaaa neden bu oppayı da almamış listesine?? pehh bu işten anlamıyo…” demeyin sonra 😛

Hazırsak başlayalım. İşte “gülüşü dünyalara bedel” yakışıklılar 🙂 Sıralama en en en en çok beğendiğimden, beğendiğime doğru gidiyor…

1) Lee Min Ho 

Tabii ki ilk sıraya Lee Min Ho’yu koymam hiç de şaşılmayacak bir şey 🙂 zamanında buralardan oppaaaaaaa diye miyavladığım bile olmuştur kendisine 😛 Seviyorum canım napayım yani..

Ama şu gülüşü kim görse aşık olur (yeri gelmişken uyarımı da yapayım “AŞIK OLMAK YOKKK!!!” hem artık sevgilisi var ühühüühüü!!!) insan bu güzelliği görünce gülümsemeden edemiyor. Gülümsemesinde farklı bir sıcaklık, herkesten başka bir içtenlik var bence. Tabii bana sevgimden öyle geliyor da olabilir 🙂 Ben bu adamı düşündüğüm zaman bile salak salak gülümsemeden duramıyorum ki 😀

Bu yakışıklı dikkatimi ilk kez Boys Over Flowers (2009) adlı dizide çekmişti. Oyunculuğu çok çok çok iyi değildi ama kötü de değildi bence (Geum Jan Di’ye katlandı sonuçta kolay değil 😛 ) Sonra rol aldığı Personal Taste (2010) de ise yanına güzel ve sevimli de olsa Min Ho’cuğuma göre acumma kıvamında olan Son Ye Jin’i vermişlerdi. Ama bu dizide de oldukça yakışıklıydı Min Ho’cuğum. Son dizisindeyse ilk dikkatimizi çeken gelişen oyunculuğu oldu 🙂 City Hunter (2011) da gerçekten döktürmüştü, yani sevdiğimden söylemiyorum 😛 Gerçekten bakışlarıyla bile neler anlattı dizide, bayıldım bayıldım 😀 Bu yeni dizilerini bitirdikten sonra biraz daha derine inebilmek için eski dizilerini izledim. Mackerel Run (2007) ve I’m Sam (2007) de izledim. Çok çok çok sevimliydi söylemedi demeyin 😀 Ayrıca sesi de çok güzeldir Min Ho’cuğumun. Bos Over Flowers’ın special albümünde My Everything adlı bir şarkısı vardır, bence mutlaka dinlemelisiniz. Hattaburaya tıklayıp hemen dinleyebilirsiniz 😀

O kadar yazmışken sevgilisinden de bahsedeyim bari üzülerek de olsa..City Hunter’da başrolleri paylaştığı Park Min Young, oppamızın sevgilisi olur 🙂 Ayrıca I’m Sam kızımızın dizisiydi ve Min Ho burada küçük bir roldeydi 😀

2) Park Jung Soo (Lee Teuk)

Gamzesine bakın ama yaa nasıl almıyım onu listeme 🙂 Aslında onu tanıyana kadar listemde ikinci sırada başka birisi vardı (şimdi kim olduğunu söylemiyim yaa) ama bu adam ortaya çıktı ve onun yerini aldı 🙂 hatta bu aralar gözü Min Ho’mun koltuğunda bana göre, sanırım Min Ho sevgili buldu diye sinir oldukça bunu daha çok seviyorum 😀

Öncelikle şunu belirteyim, Lee Teuk sahne adı ve “özel” anlamına geliyor. Ehh kendisi de pek özel sağolsun 🙂 gerçi son zamanlarda yaptığı hatayla (Star King’de yaptığı eşekliği bilirsiniz) beni sinirlendirmişti ama kulaklarını çekip uyardım onu 😛 şaka bir yana o yaptığına gerçekten kızmıştım ama o tarz saçma programlarda rayting kaygısıyla her şeyi yaptırıyorlar bu garibanlara, bunlar da sanırım şirketlerinin baskısıyla falan her denileni yapıyorlar 😦

Lee Teuk tüm dünyanın tanıdığı (sanırım abartmıyorumdur 😛 ) Super Junior grubunun lideri. Grup üyeleriyle o kadar ilgiliymiş ki birinin başına bir şey gelse kendi başına bir şey gelmiş gibi oturup ağlarmış 🙂 Zaten Heechul’un askere gitmeden önceki son sahnesi olan Inkigayo’daki performanslarından sonra konuşurken ne çok ağlamıştı (izlemek isteyenler buraya)

All About Eve (2000) , Rainbow Romance (2005) , Dream High (2011) , All My Love (2011) dizilerinde küçük rollerde göründü. Ben sadece Dream High’da izledim, çok sevimliydi. Ayrıca bir de filmde oynayacaktı ama 2007’de geçirdiği kaza nedeniyle film çekimlerine katılamadı. Fimde Kyu Hyun hariç diğer tüm SuJu üyelerini görebilirsiniz 🙂 Filmin adı Attack on the Pin Up Boys (2007) çok çok güzel bir film değildi ama çerezlik vakit geçirmelik izlenir yani 😀 Bu arada bir de radyo programı var Kiss the Radio, programı diğer bir SuJu üyesi olan Eun Hyuk ile birlikte yapıyorlar 🙂

3) Song Joong Ki

İşte size gülüşü muhteşem bir aktör daha 🙂 Aslında onu çok çok iyi tanımıyorum henüz. Sadece bir tane dizisini izleyebildim. Sungkyunkwan Scandal (2010) da harikalar yaratmıştı resmen 😀 ama benim onunla tanışmam böyle olmadı.. Sevgili çingum Hikaruivy’nin hikayesinde dünyalar tatlısı Moon Jee olarak tanıdım ben onu 🙂 Daha önce hiç izlememiş olmama rağmen hayalimde kusursuz bir şekilde canlandırabildiğim tek kişidir kendisi 😀

Şimdi yeni dizisi Tree With Deep Roots (2011) u bekliyorum merakla. Sanırım dönem dizisi olacak, d-addicts’te konusu verilmemiş henüz. Gerçi dönem dizisi olduğu yazıyor canım hatta 24 bölüm olacağı da yazıyor 🙂 28 Eylülde yayınlanmaya başlayacakmış, bekleyelim bakalım 🙂 Ama onu beklerken Obstetrics and Gynecology Doctors (2010) dizisini izlemeyi düşünüyorum. Orada da çok şeker olduğunu duydum 😉 Haa bir de Triple (2009) ve Will It Snow at Christmas? (2009) dizilerini de merak ediyorum 🙂 Diğer filmleri ve dizileri için buraya bakabilirsiniz 😉

4) Gong Yoo

Muhteşem gülüşlerden bahsederken tabii ki listeye almamız gereken en önemli isimlerden birisidir Gong Yoo 🙂 Prensimiz ne kadar içten gülüyor değil mi? Sadece gülüşüyle değil ağlamasıyla, düşünceli halleriyle, her şeyiyle muhteşem bir oyuncu gerçekten. İnsan izlemeye doyamıyor yahu 😉 Kendisini Coffee Prince (2007) te izledim ve bayıldım bayıldım bayıldım 🙂

Vakit buldukça eski dizilerini ve filmlerini izlemeye çalışıyorum. En son Finding Mr. Destiny (2010) de izledim, yine harikalar yaratmıştı. Şapşal halleri falan çok şekerdi yaaa 🙂 Onun oyunculuğunu anlatabilecek kelime bulmakta zorlanıyorum yaa, o kadar iyi ki… Hem şunun gülüşüne bir bakın yaaa, dünyalar tatlısı değil mi sizce de 😀 Gongcuların şimşeklerini üzerime çekmeden susuyorum 🙂 ve diğer dizileri ve filmleri hakkında bilgi almak isteyenleri şuraya yönlendiriyorum 🙂

5) Hyun Bin

İşte karşımızda bir gamzeli şirinlik daha 🙂 Kendisiyle ilk tanışmam A Millionaire’s First Love (2006) da oldu. Çok romantik bir filmdi gerçekten ve Hyun Bin çok sevimliydi. O da Gong Yoo gibi çok çok iyi bir oyuncu 🙂

Yakın zamanda Secret Garden (2010) da bu muhteşem oyunculuğuna hepimiz hayran kaldık zaten değil mi? Ama o zayıflığı yok muydu yaa, erimiş yavrum resmen (koca adama da yavrum dedim ya 😛 ) Yavrucak hala askerde, zaten bunlarda askerlik 2 yıl gittiler mi gelmiyorlar sanki 😦 Bugün-yarın Teukie’m de gidecek, sonra o gelir Min Ho’m gider of ulen offf 😦 Resmen asker yolu bekler olduk yaa…

Diğer filmlerini ve dizilerini henüz izleme fırsatı bulamadım. Bu aralar My Name is Kim Sam-Soon (2005) izlemeyi düşünüyorum. İzlediğim zaman belki bir yazı yazarım 😉 Diğer filmlerini merak ettiyseniz böyle buyrun 🙂

Bu seferlik bu kadar yeter mi ne?? Artık bir ikinci yazı yazarım diğer oppalara 🙂 Sevgili okuyucular lütfen yorumsuz geçmeyin, siz hangi oppaların gülüşüne bayılıyorusunuz bileyim 😀 😛 Bir sonraki yazımın oppalarını da seçtim, bunu da söyleyeyim 🙂 (yalnız oppa seçiyorum, ben hakkaten bozdum artık 😛 ) Neyse artık bir sonraki yazıda görüşmek üzere, jalgaaaaaa 😀

 

Reklamlar

MİM: Çocukluğumun Türk Dizileri..Biraz da Nostalji Yapalım^^


Uzuuuun zamandır blogumu öksüz bıraktım biliyorum ve bunun için çok üzgünüm 😦 ama çok çok güzel bir mimle geri döndüm 🙂 taze bloggerlardan Kore Hayranı beni ve Hikaruivy’yi burada mimlemiş haftalar önce ama ben daha iki gün önce gördüm ne yazıkki..görür görmez de hemen kolları sıvadım yazıyı hazırlamaya başladım 🙂

Mimin konusu o kadar güzel ki, sevgili Kore Hayranını tebrik etmek lazım 🙂 Ben yazarken harika bir nostalji turu attım yaşamımda, umarım sizler de okurken böyle bir tur atarsınız 🙂 o zaman hazırsak başlayalım benim çocukluğumun dizilerini tanımaya 😀

Çiçek Taksi : İşte çocukluğumun 1 numaralı dizisi 🙂 Jenerik müziğini ezberlemiştim söyler dururdum evde salak salak gezinirken^^ “Taksinin rengi buğday sarısı, çiçek taksi durağı burası.” diyerek evde dolaşan bir kız çocuğu hayal edin, işte o Hayal benim 😀 Şimdilerde dizilerde boy boy izlediğimiz pek çok oyuncuyu bu diziyle tanımıştım: Peker Açıkalın, Volkan Severcan, Bekir Aksoy, Selim Erdoğan, Kamil Güler…

Yılların oyuncusu, tiyatrocusu Erol Günaydın, taksi durağımızın sahibi Ramazan Ay rolündeydi. Ne babacan adamdı Ramazan abi, herkesin derdini dinler mutlaka bir çözüm bulurdu. Sonra Aykut Oray vardı, rolünün ayrıntılarını net olarak hatırlayamıyorum ama durağa sık sık gelip Ramazan abiyle konuştuğu sahneleri hatırlıyorum. Ümit Yesin’in canlandırdığı sinirli taksici Kazım Şentabak vardı, her daim köpürmeye meyilli bir adamdı, gözlerinden ateş saçtığını görsem şaşırmazdım o derece sinirliydi 🙂 Sonra Kayhan Yıldızoğlu vardı, radyo sahibi Ekrem rolündeydi, Tuna Arman’ın can verdiği Manolya vardı bu radyoda çalışıyordu ve Ömer’in sevgilisiydi. Bu üçünün komedi sahnelerini izlerken gülmekten karnıma ağrılar girerdi. Ömer karakterini dizi ilk başladığında Peker Açıkalın canlandırıyordu, sonraları ne zaman olduğunu hatırlamıyorum Ömer rolünü Cengiz Küçükayvaz devraldı. Ömer’in “Manoşşş” nidaları kulaklarımda yankılandı bir an 🙂 Daha yazamadığım çok ayrıntı çok hayat var dizide.Her taksicinin bir ailesi ve her ailenin ayrı bir hikayesi vardı. Artist Celal, Ömer, Avukat Kenan, Erdal, hatta durağın çaycısı Abuzer’in bile ayrı hikayesi vardı 🙂

Birkaç senedir KanalD’de yayınlanan Akasya Durağı diye saçma sapan bir dizi var ya, işte o diziyi buna bezetmeye çalışmışlardı ilk başladığında. Hatta ilk birkaç bölümünü hevesle izlemeye de başlamıştım, güzel bir dizi çıkıyor heralde diyerek.. Ama sonradan o kadar saçmalamaya başladıki bunaldım sıkıldım yani 🙂 neyse neyse unuttuğum oyuncular vardır diye jeneriği ekledim bi bakıverin 😀

Mahallenin Muhtarları : “Herkes yerini alsın bizim dizi başlıyor” diye başlayan güzel dizim 🙂 Keşke şimdilerde de böyle güzel diziler yayınlansa da Türk dizilerini reklamlardan takip etmek zorunda kalmasam. Gerçi son zamanlarda Bizim Yenge olsun Seni Bana Yazmışlar olsun güzel yapımlar izlemeye başladık, artık hayırlısı 😀 Neyse dönelim dizimize 🙂 Mahallemizin esas muhtarı rolünde Cihat Tamer’i izlemiştik. Bir de kızı vardı bu muhtarın, Aydan Burhan’ın canlandırdığı bu kızın adı Fadime’ydi ve hatırlamadığım bir nedenden dolayı Karadeniz şivesiyle konuşurdu. Kahveci Temel bu Fadime’ye aşıktı, evlenmek için ikna etmeye çabalar dururdu yanlış hatırlamıyorsam 🙂 Temel rolünde Erkan Can’ı ilk kez burada gördüm, bu diziyle mi çıktı ortaya yoksa daha önceden yer aldığı yapımlar var mıydı tam emin değilim ama ben bu diziyle tanıdım onu 🙂 Sonra Çaydanlık vardı, diziyi izleyenler hemen hatırlamıştır neyden bahsettiğimi 🙂 Temel’in sevimli maymunundan bahsediyorum tabiiki 🙂 o sevimli hayvancığı görünce hep gülerdim ve benim de öyle bir maymunum olduğunu omzuma alıp taşıdığımı hayal ederdim, çocukluk işte 😀

Sonra Müzevir Müzeyyen (Sevil Üstekin) vardı,bütün mahallenin son dakika haberleri hep onda olurdu. Onun sonradan evlendiği Haydar bey (İhsan Bilsev) vardı, hatta Devlet Demiryollarında çalışıyordu Haydar bey de Müzevir Müzeyyen ne zaman ona seslense ilk önce Haydar Paşa derdi 😀 Her mahallede olduğu gibi burada da mahallenin delisi vardı, adını hatırlamıyorum ama Kutay Köktürk canlandırıyordu. Elinde bi direksiyonla sabahtan akşama kadar dolaşır durur ve aslında herkesten daha akıllı olduğunu hissettiren cümleler kurup herkesi kendine hayran bırakırdı 🙂 Kemik kıran Kadriye (Mehtap Anıl), sürekli usta diye konuşup duran Goncagül (Goncagül Sunar), kuaför Behiye (Filiz Taçbaş), onun kocası adını hatırlayamadığım taksici (Yalçın Gülhan), taksicinin annesi (Leman Çıdamlı) ve sürekli annem annem diye konuşan evde kalmış ablası (Nedret Özbek) daha sonraları muhtarın karısı olan iğneci teyze (Işık Aras), daha neler neler var unuttuğum 🙂 unuttuğum oyunculara da yer vermek için yine jeneriği ekledim 😀 çocuk oyunculardan Onur Dikmen’i şimdilerde “TövbelerTövbesi” dizisinde büyümüş serpilmiş olarak izlediğimizi de hatırlatayım 😀

Ferhunde Hanımlar : Bu diziyi sonuna kadar izlememiştim sanırım ama bayılırdım 🙂 Ne oyuncular vardı, yine pek çok oyuncuyu bu dizi ile tanımıştım^^ Tam bir aile dizisiydi ve çok çok eğlenceliydi 🙂 Ferhunde olarak tanıdığımız Beyhan Saran, Ferhunde’nin kocası Behzat rolünde Baykal Saran ile çok hoş bir çiftti 🙂 Belki de gerçekten karıkoca olmalarının verdiği samimiyetle ekranda daha gerçek durduğu için bu kadar hoş gelmiştir bana 🙂 ailecek izlediğimiz dizilerden birisiydi sanırım ya da belki sadece annemle birlikte izlemişimdir. Ferhunde ve Behzat çiftinin 3 kızı vardı yanlış hatırmalıyorsam, ikisi evliydi biri evde kalmıştı 🙂 Evli olan büyük kızın adı Nermin’di (Melek Baykal) tam bir çatlaktı, kocası da Fehmi (Levent Çelmen) zavallı adam çok çekerdi onun elinden 😀 bir de kızları vardı Yonca (Simge Selçuk). Evli olan ortanca kızın adı Necla’ydı (Hatice Aslan), kocasının adı da Bülent (Şahap Sayılgan) bir de çocukları Can vardı. Sonra diğer kızın adı da Nevzat’tı (İpek Çeken) ve kankası Müjgan (Hülya Gülşen Irmak) vardı. Ben bu Müjgan’ı da kızı diye hatırladım bir an ama anneme sorduktan sonra öyle olmadığını öğrendim 😀

Dizide en sevdiğim karakterlerse Meftune (Ayşenil ) ve annesi Şükufe teyzeydi (Meral Niron) Meftune’nin bir de minibüsçü bebalısı vardı, adı yoktu bu adamın ya da adı Belalı’ydı mı desem 🙂 Belalı rolünde Turgay Tanülkü’yü izlemiştik^^ Aslında diziyi o kadar beğenerek izlemiştim ki ama şimdilerde ayrıntılarını tam hatırlamıyorum.. Bu diziden sonra “Bizim Evin Halleri” diye bir dizi başlamıştı neredeyse aynı kadroyla ama onu pek sevmemiştim izlememiştim ben 🙂 madem diğer dizilerin jeneriğini ekledim, bunu da es geçmiyim 🙂

Çılgın Bediş : Bunu ortaokul yıllarımda izlemiştim hatta tekrar bölümlerini bile izleyerek evdekileri çıldırtmıştım 😀 Lise dönemi gençlerini, ailelerini, yaşamlarının eğlencelerini ve hüzünlerini anlatırdı 🙂 en sevdiğim kısımsa Bediş’in olmadık hayalleriydi. Yanında kurulan her cümle için ayrı ayrı hayallere dalma kapasitesi vardı kızda 🙂 Hayallerinde de her zaman Oktay olurdu, bazen onu kötülerin elinden kurtarırdı bazen de ikisi birlikte birilerini kurtarırlardı. Ama hep masal tadında olurdu o hayaller 😀

Mükü’yle saatlerce telefonda konuşmalarına ve Bediş’in telefonla konuşurken kucağına yattığı kocaman ayısına bayılırdım 🙂 Şimdi yayınlansa diziyi izler miydim emin değilim ama yayınlandığı dönemde bölüm atlamamıştım yani 😀 Hatta her gün okulda bölümlerini tartıştığım bir arkadaşım bile vardı, gerisini siz hayal edin 😀 Banu’nun “Aayyy Savaaaaşşşş!!” diye miyavlamasına çok gülerdim, şimdi ki Kore dizilerindeki şaşkın oppaaaa diye miyavlayan kızlar gibiydi 😛 hadi bi jenerik de buraya gelsin 😀

Aslında izlediğim diziler bu kadar değildi. Süper Baba ve Sıcak Saatler vardı küçüklüğümden aklımda kalan diziler içerisinde 🙂 ama ben onları yazmadım çünkü zaten çok güzel bir şekilde yazılmışlardı. Benimle beraber mimlenen sevgili çingum Hikaruivy burada çok güzel anlatmış o güzel dizileri 😀 bence okumadan geçmeyin^^

Evet benden bu kadar 🙂 bu dizilerin hepsi 90’lı yıllara ait diziler ve eminim bu yazıyı okuyanlardan da bu dizileri bilenler var :)o kadar heyecanla yazmışım ama mimi postalamayı unutmuşum 🙂 sizleri seçiyorum kimbapsushi ve sermin 🙂 güzel yazılar çıkar sizden merakla bekliyorum 😀

yazımı okuyan sevgili okurum lütfen yorumsuz geçme, diziler hakkında en azından bir-iki kelime söyleyecek bir şeyin vardır 🙂 bir sonraki yazımda görüşmek üzere, seviyorum sizi okurlarım, jalgaaaaa! 😀

Aşık oldum ^^


yaa kendi yaptığım çalışmaya mı aşık oldum Lee Min Ho’ya mı bilemedim 😀 sanrım Lee Min Ho’nun etkisi daha büyük 😀

Kenarlarını sileyim derken kör olduğum bir çalışma oldu bu sefer 😀 Seonsengnim, tam daders üzerine eklemiş bulundum 😀 daha derse bakamadım ama mianhee 😀

Bu arada seonsaengnim diye diye bitiremediğim kişi mydestiny adlı blogger kardeşim olur 😀 dersleri çok faydalıdır tavsiyemdir 😀 ben şimdi 3. dersimizi incelemeye gidiyorum ama hemen çalışma yapamayacağım bu konuda, çünkü gözlerimi çok yordum sanırım 😀

görüşmek üzere 🙂

Coffee Prince: Be my prince, please^^


Hayır hayır beni yanlış anlamayın, arayışta falan değilim 😀 ama yani bu prenslere de can kurban yahu 😀 😀

Aslında bu konuda yazmaya tırsıyorum biraz zira çok yazılmış çizilmiş 😀 özellikle hikaruivy çok güzel yazmış 😀 ama şimdi bi gaza geldim bu gazla yazdım yazdım, yazmazsam bi daha zor 😀

İlk olarak dizinin konusundan bahsediyim: Go Eun Chan (Yoon Eun Hye) hayatında annesi ve kız kardeşinden başka akrabası olmayan, ailesinin reisliğini üstlenmek zorunda kaldığı için hep çalışmış hatta birden çok işte birden çalışmış erkek gibi bir kızdır.

Choi Han Kyul (Gong Yoo) ise, aslında o da çok çalışmış denebilir, kendi istediği bir işte başarılı olmak için çok uğraşmış ama büyükannesi tarafından genelde bir işe yaramamakla suçlanan birisi. Halbuki çocukcağız sevdiği işi yaparken bayaa da bir tutkuluymuş yani ama yaptığı iş “oyuncak yapmak” olduğundan ciddiye alınmıyor sanırım 😀

İşte dizimiz bu ikilinin tesadüfen tanışması ile başlıyor 🙂 Han Kyul, Eun Chan’ı erkek sanıyori o da “ben kızım aloooo!!” demiyor. Neden mi?? Önce işe ihtiyacı olduğu için. Han Kyul büyükannesinin baskılarıyla, bir kafe açıyor ve bu kafede sadece erkekleri çalıştıracağını söylüyor. Durum böyle olunca bizim Eun Chan da erkek olduğu yanılgısından faydalanarak burada işe giriyor (aslında kendini zorla işe aldırıyor 😀 ) ondan sonrası mı?? olaylar olaylar 😀

Kafemizin adı mı? Coffee Prince 😀 tamamen prenslerden oluşan kadrosuyla, ancak hayallerde olabilecek kadar güzel bir yer 😀 Bunu söylemişken biraz da prenslerimizi tanıyalım mı?? 😀

Hong Gae Sik (Kim Chang Wan), kafenin eski sahibi. Hayal edebileceğiniz en umursamaz adam 🙂 hem pis, hem tembel… Ama gel gör ki kafede kahveleri bu kadar güzel yapabilen tek insan 🙂 (tabii Eun Chan da var ama o başka 🙂 )

No Sun Ki (Kim Jae Wook), nam-ı diğer ‘Waffle Boy’ 😀 böyle demek hoşuma gidiyor nedense 😀 neyse, tırnaklarında siyah ojeleri, arada Japonca konuşması, kimseyi umursamayan soğuk tavırlarıyla, değişik bir insan 😀 Eun Chan’ın kız olduğunu öğrenmelerinden sonra bi tualet sahneleri vardı, yine Japonca “Benimkini de gördü.” diyodu, ayy gül gül yerlere yattım resmen 😀 kendisi karizmatik olduğu kadar sadık bir aşık da aynı zamanda 😀

Jin Ha Rim (Kim Dong Wook), playboy geçinen ama aslında tek bir kızı bile zar zor idare eden, şirinlik abidesi bir şey yaa 😀 “My Chaaaaaaaan!!” diye gezinip durmasını özlediğim zamanlarda açıp tekrar izlemeye doyamayacağım bir karakter sanırım 😀 Min Yeop’un bunu kolunun altına alıp taşıdığı bi sahne vardı, bak hatırlayınca yine yerlere yatasım geldi 😀

Hwang Min Yeop (Lee Un), saf bir karakterdi. Kandırılması kolay, şaşkın bakışlı 😀 Eun Chan’ın kız olduğunu öğrenen ilk prens olduğu için onu diğerlerinden korumaya çalışmasına bayılmıştım 🙂 diğerleriyle arasına falan giriyodu, sonra da dönüp “İyi yaptım dimi??” diyodu 😀 Lee Un ne yazıkki genç yaşta bir motosiklet kazası sonucu aramızdan ayrılmış 😦 bunu okuduğum zaman çok üzülmüştüm 😦 gözlerini kısmasına falan bayılmıştım 😦

Sanırım Choi Han Sung (Lee Sun Gyun) kendisinden bahsetmezsek kırılır bize 😀 (kesin kırılır canım, zaten benim blogun sıkı takipçisidir 😛 ) Yanlış hatırlamıyorsam yapımcıydı arkadaş, böyle müzikle falan uğraşıyordu 😀 Han Kyul’un kuzeni, Eun Chan’ın başlangıçtan beri kız olduğunu bilen iki kişiden biri (diğeri de Bay Hong)

Dizide sonuna kadar sinir olduğum 2 karakter vardı 🙂 birisi Eun Chan’ın kız kardeşi Eun Sae (Han Yeh In), gıcık bir kızdı, sadece kendini düşündüğü kanısındayım hala 🙂 sevmedim sevmeyeceğim işte 😀 zavallı Min Yeop’cuğa neler yaptı. Diğer sinir olduğum karakter ise Han Yoo Joo (Chae Jung Ahn), Han Sung’ın eski ve yeni sevgilisi, aynı zamanda Han Kyul’un da aşık olduğu, boğulası kadın 🙂 Gıcık şey, hem Han Sung’ı başka bir adam için bırakıp gitmiş, hem sonra yüzsüz yüzsüz geri dönmüş, ayrıca bir de Han Kyul’a yakın davranıp aklını bundan alamamasına neden oluyor… Nasıl sinir oluyorum ona anlatama, hala da sevmiyorum yani, sonradan bi ısınma falan olmadı 😀

Bu koca kafalara bayıldım valla 😀 Neyse dizi hakkında ne söylesem bilemiyorum ama en kısa şekilde bayıldım diyebilirim. İzlediğim en güzel Kore dizilerinden biriydi 😀 Dizi daha ilk dakikalarda doğallığıyla sarıp sarmalıyor insanı 😀 Han Kyul’un büyük aşkı (hatta Eun Chan’ı erkek sanarken bile herşeyi boşverip aşkını kabullenmişti), Eun Chan’ın muhteşem erkeksi görünümü, kafedeki prenslerin her birinin birbirinden çekici ve şirin olması, kafenin “Ahh böyle bir yer olsa da gitsek takılsak!!” dedirten ortamı 😀 valla ne desem bilemedim gerçekten 😀 haaa ayrıca Gong Yoo’nun ne kadar doğal bi oyuncu olduğunu görüp de şaşmamak, onu sevmemek elde değil 🙂 aynı şekilde Yoon Eun Hye de çok doğal ve şekerdi 😀

Eun Chan ve Han Kyul’un telefonla konuştukarı sahnelerde eminim siz de aşık olmak, sevmek sevilmek isteyeceksiniz 🙂 Sonra birlikte sahile gittikleri zaman, Eun Chan uyuduğunda Han Kyul’un aşkını nasıl yansıttığını görünce içiniz kıpırdayacak, yüreğiniz ısınacak.. Han Kyul’un gözlerinde sevgisini gördüğünüzde, nasıl bu kadar iyi anlaşılabildiğine şaşıracaksınız 🙂 Hayatınızda görüp görebileceğiniz en sevimli seks sahnesinin bu dizide olduğunu düşüneceksiniz 😀 Bazen duygusallaşsanız da genelde büyük bir gülümsemeyle izleyeceksiniz bütün bölümleri..

Bence Kore dizisi izliyorum diyen insanoğlunun kaçırmaması gereken bir dizi (gerçi büyük ihtimalle çoktan izlemişsinizdir, dimi??) yazım izlemeyenler için biraz spoilerlı oldu sanırım, onlar için üzgünüm 😀

Daha fazla uzatmıyım ben en iyisi, yoksa diziyi tamamen anlatıvericem 😀 Aslında söylenecek, yazılacak o kadar çok şey var ki 😀 izleyecekseniz iyi seyirler, çoktan izlemişseniz umarım yazımı beğenmişsinizdir diyorum 😀

Haa bir de tavsiyemdir, diziyi izlemeden önce BigBang’in parodisini sakın izlemeyin 😀 Ben merakıma yenik düşüp izlemiştim, ondan sonra dizinin yarısında Gong Yoo’ya bakınca TOP’ın suratını gördüm 😀 bütün duygusallığınızı alıp götürüyor, benden söylemesi 😀

şimdilik gidiyorum 😀 Jalgaaaa 😀

Photoshop merakı ^_^


Evet bir photoshop merakıdır gidiyor bende 🙂 vakit buldukça kesiyorum, birleştiriyorum, siliyorum falan 😀 İşte ilk çalışmam:

bunda birkaç hatam vardı, düzeltmeye çalıştım ama hepsini düzeltemedim 🙂 napalım “hatasız kul olmaz” diyelim 😀 İkinci çalışmam sanki daha iyi ama gereksiz bi boyutta çalıştığım için kullanamıyorum şuanda 😀

Sabahın 5inde pc başında hala bunları yazdığım için annemin bağırmaları bitmediği için daha fazla yazamıcam 😀 (ne uzun ve saçma bi cümle oldu bee..) neyse bu çalışmaların ilkini yaparken mydestiny’ciğimin derslerine bakarak yaptım, ikincisiniyse derslerden aklımda kalanlarla yaptım 😀 Beğenip beğenmediğiniz hakkında yorum alabilir miyim sevgili hocam?? Seonsaengiiiiiiimmmmm 😀

Neyse sabah sabah saçmalamadan bitireyim yazıyı 😀 vakit bulunca yeni çalışmalar yaparım, tabii genelde daha mantıklı boyutlarda olanlarını yapıp kullanabilme taraftarıyım 😀

şimdilik kaçtım, Jalgaaaaaa!!!^^