Dört Günlük “Küçük” Film Maratonum…


Evet son 4 gündür gece yatmadan önce Kore filmi izlemeye başladım.. Günlerdir Kore’den uzaklaştığımı hissettiğim için sanırım tedirgin olmaya başlamıştım. Ben de madem dizi izleyemiyorum bari film izliyim diye düşünerek (ya da kendimi kandırarak😛 ) gecelerimi film izlemeye ayırdım…

Peki neden dizi izleyemiyorum?? Çünkü ben dizi izlerken dengesizleşiyorum..Hemen açıklıyım bunu: ilk günler normal bir şekilde günde 1 ya da 2 bölüm izleyen ben, son 7 veya duruma göre 8-10 bölümü bir günde izleyivermeye kalkıyorum😀 kendime engel olamıyorum, çıldırıyorum napıyım😀😛

(not: dizilerimle arama girmeyin diye uyarıyorum evdekileri aksi takdirde asabileşebiliyorum ehehhh :) )

Eveeeeet gelelim bu 4 günde neleri izlediğime😀

1. Do Re Mi Fa Sol La Si Do

Açıkçası bu filmi Jang Geun Suk oynuyor diye izlemeye karar vermiştim. Fİlmin afişinde de görebildiğiniz üzere çok sevimli, çok şeker, yanakları sıkılası bir Geun Suk var karşımızda😀

Biraz konusundan bahsediyim. Geun Suk ünlü bir grubun solisti (gerçek ismini kullandım çünkü filmdeki adını hatırlamıyorum) afişteki diğer yakışıklı da aynı grubun basçısı. İkisi çok yakın arkadaşlar. Birgün Geun Suk (yine afişteki) kızla tanışır ve ona aşık olur. Kızla diğer çocuk da eskiden tanışıyorlarmış, hatta çok samimi arkadaşlarmış ama bir olay yüzünden düşman olmuşlar. İşte bu düşmanlık nedeniyle bu çocuk kızın Geun Suk’tan ayrılması için elinden geleni yapıyor. Güzel filmdi, izlemenizi tavsiye ederim. Özellikle sevimli Geun Suk için kesinlikle izlenmeye değer😀

2. Heartbreak Library

Bu filmde de tanıdık bir yüz hemen dikkatinizi çekmiştir: Lee Dong Wook🙂 Aslında esas kızımız da tanıdık bir yüz Yoo Jin ki kendisi One Mom and Three Dads dizisindeki sevimli annemizdi😀

Hemen biraz konudan bahsediyim. Kızımız (Eun Soo) kütüphanede çalışıyor, oğlumuz da (Jun Oh) sık sık bu kütüphaneye gidiyor. Bir gün Eun Soo, Jun Oh’yu kitaplardan sayfa yırtarken yakalıyor. Sayfalara baktığındaysa hep 198. sayfayı yırttığını fark ediyor. Jun Oh’ya bunun nedenini sorduğunda şunu öğreniyor: Jun Oh’nun kız arkadaşı giderken ona bir not bırakıp kitapların 198. sayfasına bakmasını söylemiş. O da hergün bu kütüphanede kitapların 198. sayfasını alarak, kız arkadaşının ne demek istediğini çözmeye çalışıyor. Bundan sonra artık ikisi birlikte bu sırrı çözmeye çalışıyorlar. İlginç bir hikayesi var filmin, bence izlenmeye değer😀 Oldukça eğlenceli ve hüzünlü sahneleri vardı. Ben izlerken ağlamamıştım sanırım, yani film izlerken ağlamaktan çekinip izlemeyen sevgili çingularım bence gönül rahatlığıyla izleyebilirsiniz.

3. A Millionaire’s First Love

Veee karşınızda Hyun Bin😀 Bu filmde bayaa bi ağladım öncede söyliyim dedim😀 Ama çok güzel bir aşk filmiydi ki zaten isminden belli aşk filmi olduğu🙂

Hemen biraz konusundan bahsediyim: Kang Jae Kyung (Hyun Bin) çok zengin ve şımarık bir genç. 18 yaşına girdiğinde büyükbabasının mirasına konma peşinde, havai bir tip. Ama 18ine girdiğinde vasiyet okununca mirası almak için yerine getirmesi gereken şartlar olduğunu öğreniyor. Öncelikle varoşlarda bir liseden mezun olması ve burada kendi parasıyla yaşamayı öğrenmesi gerekiyor. Bu kasabaya gittiğinde tanıştığı insanlar ve onların yaşam tarzının verdiği şaşkınlık nedeniyle her zengin veledinin bir gün mutlaka yaşadığı “büyük aydınlanma”yı yaşıyor😀 Güzel filmdi vesselam, tavsiye ederim izlemeyenlere😀 Daha fazla ayrıntıya girip izleme hevesinizi kaçırmıyım, buyruğumdur tez izlene😀

4. We Teach Love

Bu film hakkında çok fazla birşey yazma taraftarı değilim aslında. Hem daha önce yazıldı çizildi (sevgili çingularım kore delisi ve hikaru tarafından) hem de yazmaya kalktığımda spoiler verebilirim ki o zaman izlenesilik özelliğini yitirir😀

Şu kadarını söyliyim, film kesinlikle sizi ters köşe yapacak, buna hazır olun. Çok güzel bir filmdi. Neyse ufacık konusundan bahsediyim canım. Bir çöpçatanlık şirketi işleten ve aşka inanmayan genç bir patron, 12 yıldır aşık olduğu adamın dikkatini çekip kendine aşık etmek isteğiyle patrondan yardım almaya gelen genç ve sevimli bir kadın, son olarak bu kadının kendine aşık etmeye çalıştığı genç fotoğraf sanatçısı..İşte filmde, bu üçü arasında yaşananları genelde gülümseyerek, bazen hüzünlenerek ama sonrasında gülümseyecek başka bir şey bularak izliyoruz😀 ben filmi çok çok beğendim, izlemeyenler hemen izlesin bence😀

İşte 4 günlük küçük maratonum böyleydi😀 Ben izlediğim bitin filmleri beğendim, genelde salya-sümük oldum ama güldüm de😀 Kore filmlerinin bu özelliğini çok seviyorum işte, şimdilerde böyle film bulmak biraz zor oluyor. Çok beğeniyorum hem güldürüp hem hüzünlendiren filmleri (zaten Türk milleti olarak ağlamayı pek severiz azizim😀 ) Eğer izleyecek film arıyorsanız ve benim bloga yolunuz düştüyse, benim tavsiyelerim bu filmlerdir😀

iyi geceler ve iyi seyirler…

10 thoughts on “Dört Günlük “Küçük” Film Maratonum…

  1. Bu saydığın filmler arasından sadece Heartbreak Library filmini izlemedim. Aslında Lee Dong Wook var filmde hala neden izlemedim bende bilmiyorum, belkide dedğin gibi konusu çok duygusal gelmiştir o zamanlarO_o Neyse canım hiç birşey için geç sayılmaz;)

  2. ”Dong Wook da çok seviml benden söylemesi” Hımm şu anda bu cümle beni ilgilendiriyor ahahah:D Tamam çingu bu zamana kadar kaçmıştım bu filmden ama madem oanylıyosun izliyorum gitti:D

  3. bu filmlerin hepsini izledim.. do re mi zaten içerisinde Jang olduğu için güzel benim için.. ilk yarısında sıkılmıştım itiraf ediyorum ama sonuna doğru çok güzelleşiyor.. hele konser kısmından sonrası çok güzeldi.. kesinlikle herkes izlemeli.. ama Jang çok farklı burada, tombiş yanakları falan var, filmi şimdi izlesem tanımazdım, sevdim ama o halini de🙂 bu arada izlemediysen “Baby and Me”yi de izle, o da bir harikadır..
    Heartbreak Library’i hatırlamıyorum nedense😦 belki de tekrar izlemeliyim🙂
    A Millionaire’s First Love da sıkıldım açıkçası. ama bu konuda bi milyon Kore filmi izlediğim için sanırım sıkıldım biraz.. ama yeni başlayanlar izlemeli, romantik hoş filmdi..
    We Teach Love’ı dün gece izledim daha. bloglarda forumlarda falan sonu sürprizli dendiği için sonunu en baştan tahmin ettim maalesef😦 ama sevdim yine de, 70 dakikada ancak bu kadar iyi film yapılabilir, çok güzeldi. Cyrano Agency’i hatırlattı bana, o da çok güzeldir🙂

    • Baby and Me’yi izledim yaa Geun Suk bir harika orda😀 Burda da çok sevimli yaa şirin şirin bişey😀
      A Millionaire’s First Love beni bayaa ağlattı yaa, aynı konuda ne kadar film izlemiş olursam olayım bu konulardan sıkılmıyorum sanki, yine ağlıyorum zaten🙂 bu filmler için ağlak bir insan olabilirim, emin değilim😀
      We Teach Love çok güzeldi yaa, evet sonu sürprizli diye çok söylendi, ama yine de ben öylesini tahmin edememiştim. Yani kızın patrona aşık olacağını tabi ki tahmin ettim de işte, onun asıl aşkı olduğunu tahmin etmemiştim😀
      Cyrano Agency’i izlemeyi düşünüyodum ben de, güzel dediğine göre hemen bi bakıyım ben ona😀

  4. ya tabi zevkler çok değişiyor ama ben Cyrano’yu çok beğendim, we teach love’ın komedi unsurları daha baskın hali.. bayağı güzeldi.. izleyince yorumlarını alırım🙂

  5. Hearthbreak library sıkıcı
    milllioner’s first love acıklı
    doremifasolasido sıradandı.
    Diğerini bilmiyorum😛

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s